Şerit Komutlarını Atla
Ana içeriğe atla
PAZAR İLÇE EMNİYET AMİRLİĞİ
 
 
 
  GİZEMLİ GÜZELLİK BALLICA MAĞARASI
 
               Kazovada kıvrıla kıvrıla akan Yeşilırmak’ı izleyen Tokat-Turhal karayolunun 23 km’ sinden güneye ayrılan yolun sapağında, iki levha dikkati çeker... Bunlardan birincisi Pazar İlçesini, sarı renkli olan diğeri ise Ballıca Mağarası’nı göstermektedir.
 
Pazar İlçesine ayrılan yol, 3 km’ den sonra Yeşilırmak’a ulaşır. Yol buradan, Anadolu Selçukluları’nın yaptırdığı köprüden geçer tarihi “Kral Yolu”na bağlanır. Yılların ve Yeşilırmak’ın uzun zamandır yıpratamadığı bu güzel köprünün hemen yakınında, 1238’de yapılan Mahperi Hatun Kervansarayı bütün haşmetiyle ırmağı ve yoldan geçenleri seyreder. XII. yüzyıldan beri Anadolu’dan Karadeniz’e gelen kervanların konaklama ve dinlenme merkezi olan Pazar, geçmişle bugünün kucaklaştığı, tarihle doğanın iç içe olduğu şirin bir ilçedir. İşte, Ballıca Mağarası bu ilçenin sınırları içinde yeralır...
  
            İnderesi’ nin vadi tabanından 40 m yukarıda bulunan Ballıca Mağarası, deniz seviyesine göre 1085 metrede... Giriş ağzı kuzey batıya bakan mağara, güneydoğuya uzanan küçük bir galeriyle başlar. Bu giriş galerisi, belirgin bir eğimle, “Havuzlu Salon”a açılır. Bu salonda mutlak nem çok düşük (%54). Sıcaklık ise mağaranın diğer bölümlerine göre daha yüksektir. (20ºC). Nemin az, sıcaklığın fazla oluşu; damlataşları oluşturan kalsit kristalleri arasında bağı zayıflatarak, onların pul-pul soyulmalarına yol açar.
 
            Tavan yüksekliğinin 2-3 m genişliğinin 2-5 m arasında değiştiği Havuzlu Salon, sütun ve sarkıtların oluşturduğu dar bir geçitten sonra, büyük bir “orman”a açılır. Sarkıt, dikit ve sütunların ve boyutlara ulaştığı bu “damlataş orman”ında, insan kendini sihirli bir dünyada hisseder. Kırmızı ve sarının her tonunda sütbeyaza kadar değişen renklerle bezenmiş bu damlataşlar, mağara tabanındaki çatlak ve kireç taşı tabakalarının eğimine bağlı olarak tek tek veya sıralar halinde gelişmiştir.
 
            Kuzey-güney yönünde uzanan “Büyük Damlataşlar Salonu” nun damlataş ormanındaki kırmızı renkler, damlataşı oluşturan suların geçtiği yerlerdeki demirli minarelleri beraberlerinde getirmeleriyle oluşmuş. Demirin bir başka türü olan “limonit” ise sarı rengini vermiş. Bunun yanında mavi ve yeşil renkler bakırın türevleri olan “azurit” ve “malakit” li sularla meydana gelmiştir.
 
            Büyük Salon’ dan sola doğru, iri blok ve kayalardan çıkıldıktan, dar geçitlerle kuzey galeri veya salonlarına ulaşır.
 
            Fosil Solan, -18 m’ lik bir inişle kuzeydeki son galeriye bağlanır. Merdivenle ip kullanmadan inmenin zor olduğu bu salona içindeki yarasalardan dolayı “Yarasalı Salon” adı verilmiştir. Uzunluğu 25-35, genişliği 8-20 m arasında değişen bu salonda, görünümleri son derece güzel, çok ince sarkıt ve dikitler yoğun bir şekilde gelişmiştir. Kalınlıkları ortalama 2-254 cm. arasında olan beyaz renkli bu damlataşların boyu birkaç metreyi bulur. Bu salonda ayrıca makarna sarkıtları (yavru sarkıtlar), mağara gülleri ve mağara iğneleri ile içi su dolu damlataş havuzları bulunmaktadır. Mağaranın en genç ve en yeni şekillerini oluşturan bu damlataşlar, hala gelişim halindeler... Salonunun nemli havası ise (%84 mutlak nem, 13ºC sıcaklık), damlataşları canlı ve parlak tutuyor...
 
            Ballıca Mağarası’nın gelişimini göz önüne alacak olursak; girişe göre 22 metredeki Yarasalı Salon ile Büyük Damlataşlar Salonu’ nun aşağı seviyeleri 2. katı oluşturmaktadır.
                                                                     
Büyük Damlataşlar Salonu, Ballıca Mağarası’nın iki yola ayrıldığı orta noktada yer alır. Bu solonun güney ucunda gelişmiş 1x3 m boyutundaki küçük bir delikten blok ve kayalardan oluşmuş büyük bir soluna inilir. Yan duvarlarında görünümleri son derece güzel damlataşların ve “mantar ve kayalar” ın bulunduğu bu 3. kat salonunun tabanındaki bloklar arasında daha derin kuyular bulunmaktadır. Yer yer –20 metreyi geçen bu kuyular, mağaranın aşağılarda bulunan katları arasında doğrudan bağlantı sağlıyor. Yaklaşık batı-doğu yönünde gelişen bu  “Çöküntü Salonu”, küçük bir galeri ile ikinci bir çöküntü salonuna bağlanıyor. Bu küçük salonda çok sayıda yarasa yaşamakta...
 
            Büyük blok ve kayaların bulunduğu Çöküntü Salonu, kuzey-güney yönünde gelişmiş büyük bir galeriye bağlanıyor. Dev sütunlarla çok sayıda salon veya odaya ayrılan ve “Muhteşem Galeri” olarak adlandırılan bu bölümde damlataşlar, soğana benzeyen sarkıtlar yer almaktadır... Yan yana veya üst üste gelişen bu sarkıtların bazıları da mantarı andırıyor. Bu şekillerin elma büyüklüğünde olanlarının yanında, çapları 1 metreyi aşanları da var. Ancak büyük olanları bu katın daha çok üst seviyelerinde bulunuyor. Küçükleri ise, mağara tabanına yakın kesimlerinde ve çoğunlukla içi su dolu damlataş havuzlarının hemen üzerinde gelişmiştir.
 
            Tavandan damlayan karbonatlı sular, uzunlamasına gelişmiş sarkıt veya dikit oluşturmadan su birikintilerine karışıyor. Bunun sonucu olarak sarkıtlar, dikey değil daha çok yanal yönde büyüyorlar. Bazen suyun içinde de gelişebildikleri görülüyor. (sarbonatların yukarı çekilmesi)...
 
            Ballıca Mağarası’ nın 3. katı oluşturan kuzey-güney yönünde gelişmiş “Muhteşem Galeri”, büyük sütunlar tarafından üç belirgin salona ayrılıyor. Bunlardan en kuzeyde bulunan “Mantarlı Salon” da iri soğan sarkıtlar ile mantar şeklinde gelişmiş dikitler çok belirgin. Ayrıca, duvarlarda ve tabanda, damlataşların en güzellerini görebilmek mümkün...
 
            Muhteşem Galeri’ nin ortasında bulunan “Sütunlar Salonu” nun en belirgin şeklini iri sütunlar oluşturmaktadır. Bu makro sütunlar, salonu, çok sayıda odacığa ayırıyor. Salonun tavan yüksekliği yer yer 15 m’ yi bulmakta. Kenarlarda gelişmiş olan damlataş havuzlarının içleri su dolu...Buna karşılık orta kesimlerde olanları ise mevsimlik olarak dolup boşalmakta...
 
            Sütunlar Salonu’ndan belirgin bir basamakla ayrılan “Genç Salon”, mağaranın en yeni ve en son oluşmuş bölümü... Girişe göre –50 metrede bulunan bu salon için, her türden damlataş gelişmiş... Tabanında dikit ve havuzlar ile yanlarda bayrak ve perde damlataşları, tavanda ise büyük sarkıtlar salonu süslüyorlar. Son bölümde, tavan ile tabanın birleştiği kesimlerde oluşumları hızla devam eden soğan sarkıtlarının en güzel örnekleri görülebilir.
 
            Yan kolları ile birlikte toplam 680 m uzunluğa sahip bulunan Ballıca Mağarası’nın en yüksek ve en alçak bölümü arasındaki yükseklik 90 metreyi bulmaktadır.
 
Mağaraların süzülmüş, polen ve tozlardan arınmış bol oksijenli havası astımlı hastalara iyi gelmekte, daha kolay nefes almalarını sağlamaktadır.   
 
 BALLICA MAĞARALARI MODERN BİR ÇEVRE DÜZENLEMESİNE SAHİP!
 
            Maden Teknik ve Arama Genel Müdürlüğü Mağara Araştırmaları Ekibi ve Turizm Bakanlığı uzmanlarınca etüt edilerek mimari, elektrik ve çevre düzenlemesi projesi hazırlanan ve Tokat İl Özel İdaresi tarafından inşaası yaptırılan Ballıca Mağarası’nın insanı büyüleyen gizem dolu dünyasından dışarıya çıkıldığında; mağara önünde bulunan tesislerde dinlenirken doğal çevrenin güzelliği daha iyi farkedilir. İnsan burada kendini uçaktan bakıyor gibi hisseder. Bütün ihtiyaçların karşılandığı bu tesislerde yöresel el sanatları sergilenmekte ve küçük fırında, meşhur Tokat Kebabı ile köylü kadınlarının yaptığı yöresel çökeleklerin tadına bakabilirsiniz. 
 
 
 
  • Tokat Uyusturucu Mucadele
  • Polis Radyosu
  • Kurumsal E-Posta
  • Polsan
  • Emniyet Teşkilati Mensupları Hanımları Yardımlaşma Derneği
  • TUBİM
  • Suç Önleme Sempozyumu
  • İçişleri Bakanlığı
  • BİMER
  • KGYS